Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BIRAKMA BENİ, ORACIKTA ÖLEBİLİRİM.

Tut ki, maviymiş günlerden ve denizmiş gözlerin. Aylardan umut ve yıllardan aşk… Tarih: mavi, umut, aşk… Ben, seninle öğrendim; kanatları evrene açılan pencereden bakmayı, görebilmeyi zahirin ötesini. Ruhuma tuttuğun aynalarda çıldırdım. Ve benlik kavgasında yoruldum. Duruldum sonra, hissiz ve dipsiz bir göl gibi. Dipsizliğin korkusunda cesareti öğrendim. Seninle yürümeyi öğrendim. Düşmekten korkmamayı… Sınır benim, engel benim kendime… Kendimle savaşta kazanmayı öğrendim. Gözleri deniz sevgili… Ey yakamoz bakışlı! Aşka sür beni, yanına yakıştır da… Bugün günlerden mavi… Gözlerin gibi… Unuttuğum bir şarkıyı hatırlıyorum. Uzaklarda, çok uzaklarda aylak aylak gezinen bir notadaymış bütün sır. Allegro küçük nota… Allegro! Eşlik et bana güzel sevgili. Ve bu dansı lütfet. Ver ellerini… Deli bir med-cezir ortalık. Hırçın dalgalarınla kıyıya vuran bir denizyıldızıyım. Ve günlerden mavi, aylardan umut… Yıl aşk… Masalını bilirsin misin denizyıldızlarının? Anlatayım… Bir genç, kıyıya vurmu…

ANNEME MEKTUPLAR-6 / EYLÜL

Annem, sen gideli 2 yıl oldu. Bugün gidişinin yıldönümü.1 Eylül… Bir Eylül gecesi, ‘’yüreğime ateş düştü’’ ne demek öğrendim. İnsan alevsiz nasıl yanarmış. Acıdan acıya dağlar kadar fark varmış. Ve her acının tarifi yokmuş. Annem, sen gideli koca 2 yıl geçti. Kokun desem, sesin desem, gülüşün desem, sarılışın, sıcaklığın desem… Hangi birinin yokluğunu tarif edebilirim ki. Vazgeçtim sözcüklerden! Ve vazgeçtim Eylülleri sevmekten… Ki, Eylül mırıldanan bir ağıttır artık yüreğimin kayıp kentinde. Hatırlarsın, nasıl severdim Eylülleri ve güzü, çocukken bile… Çocuklar güzü neden sever ki? Ya da tek çocuk muydum hüznü seven? Peki, güz hüzün mü demektir her zaman? Ben büyüdüm anne. Çocuk benden geriye bir tek hüznüm kaldı. Ben büyüdüm ve bende güz neden hüzünmüş öğrendim. 1 Eylül gecesi, bir Eylül gecesi, bir güz gecesi, bir hüzün gecesi gittiğinde öğrendim… Eylül! Sarı yakarışım… Şafağa çıkamayışım… Asil, onurlu, bilge karanlığım… Eylül! Hüzün nedir ki, bende karşılığın ölüm… Annem, bay…